Ankara Mamak’a bağlı Büyük Kayaş Mahallesi’nde dile kolay tam 20 yıldır esnaflık yapan Ramazan Karaca, mahalle kültürünün can damarı olan küçük esnafın zincir marketler ve hızlı yaşam temposu karşısında yok oluşuna karşı anlamlı bir çağrıda bulundu. Karaca, “Vitrindeki ışıklar bir bir sönüyor; kaybolan sadece esnaf değil, mahallenin hafızasıdır” dedi.

Mahalleler, sadece yan yana dizilmiş evlerin oluşturduğu beton bloklar değil; küçük esnafı, sıcak komşuluk ilişkileri ve ortak anılarıyla yaşayan, nefes alan sosyal alanlardır. Bir zamanlar sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sokakları çınlatan o kepenk sesleri, mahalleliye yeni bir günün müjdesini, güvenini ve canlılığını fısıldardı. Ancak bugün sokaklarda o eski canlılıktan eser yok. Küçük esnafın loş ama sıcak vitrin ışıkları yerini, zincir marketlerin soğuk tabelalarına ve beyaz aydınlatmalarına bırakıyor.
Komşuların birbirine bir kap sıcak yemek ya da demli bir çay götürdüğü, esnafın “veresiye defterinin” paradan öte bir mahalle güvenini temsil ettiği o eski günler, ne yazık ki kapalı kapılar ardında yaşanan bir bireyselliğe yenik düşüyor. Bu derin değişimi, mahallenin kalbinde yaşayan ve 20 yıldır Büyük Kayaş Mahallesi’nde züccaciye ile teknik servis hizmeti veren Ramazan Karaca ile konuştuk.
“Eski Mahalle Kültürü Başkaydı…”
“Günümüzde komşuluk, dayanışma ve güven ilişkileri nasıl değişti?” sorumuza iç çekerek yanıt veren 20 yıllık esnaf Ramazan Karaca, geçmişe olan özlemini şu sözlerle aktardı:
“Eski mahalle kültürü çok başkaydı. Eskiden mahalleli dertlerini paylaşır, en küçük sıkıntıda bile yardımlaşma devreye girerdi. Teknik servisimize, dükkanımıza insanlar sadece bir şey tamir ettirmek ya da alışveriş yapmak için gelmezdi; bir tavsiye istemek, iki lafın belini kırmak, sıcak bir sohbet etmek için de uğrarlardı. Şimdi ise durum çok farklı. Çoğu kişi online alışverişe döndü, sokakta kimse durup birbirine selam vermiyor, sohbet etmiyor.”
“Biz Sadece Alışveriş Noktası Değildik, Güven Kapısıydık”
Zincir marketlerin mantar gibi çoğalmasının mahallenin sosyal dokusunu zedelediğini belirten Karaca, esnafın mahalledeki yerini şu çarpıcı sözlerle özetledi:
“Bakkal, züccaciye ya da mahalle esnafı sadece birer alışveriş noktası değildi. İnsanlar gelip burada sosyalleşir, mahalleden haberleşir, birbirlerini gerçekten tanırlardı. Zincir marketler açılınca bu insani ilişki bıçak gibi koptu, mahalledeki o samimiyet azaldı. Eskiden mahallede bir olay olduğunda, bir yere gidileceğinde ya da bir şey emanet edilmek istendiğinde insanların aklına ilk gelen bizlerdik, esnaftı. Biz mahallenin güven kapısıydık. Şimdi ise ne yazık ki küçük esnaflar kimsenin aklına gelmiyor.”
Mahallemizin Hafızasına Sahip Çıkalım
Mamak Büyük Kayaş Mahallesi‘nden yükselen bu ses, aslında Türkiye’nin dört bir yanındaki eski mahallelerin ortak çığlığı. Ramazan Karaca’nın 20 yıllık tecrübesiyle yaptığı bu nostalji dolu çağrı, bizlere sadece alışveriş alışkanlıklarımızı değil, insanlığımızı, komşuluğumuzu ve bizi biz yapan bağlarımızı da yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlatıyor.
Unutmayalım; mahalle esnafına sahip çıkmak, mahallemizin kültürüne, geçmişine ve geleceğine sahip çıkmaktır.
Özel Haber: Kabakini Postası


